RADYO TRAFİK "8. SHELL YOL EMNİYETİ KONFERANSI"NDA
16 Kasım 2017 Perşembe 14:29

Shell’in bu yıl 8.’sini düzenlediği Yol Emniyeti Konferansı Çırağan Sarayı’ndan gerçekleşti. Shell ile Trafikte Yaşam programının isimleri Cezayir Doğan ve Mert İntepe de konferansta mini bir program düzenledi.

Hizmet aldığı tedarikçilerinin ve lojistik şirketlerinin yönetici ve çalışanlarının emniyetli bir şekilde seyahat etmelerini amaçlayan Shell Türkiye, sekizincisini gerçekleştirdiği "Shell Yol Emniyeti Konferansı"nda, yol emniyeti konusundaki bilgi ve tecrübelerini katılımcılarla paylaştı.

Konferansta, Radyo Trafik Genel Yayın Yönetmeni Cezayir Doğan ve Uluslararası Yol Emniyeti Uzmanı Mert İntepe Radyo Trafik’te her hafta Pazartesi günleri Shell sponsorluğunda yayınlanan Trafikte Yaşam programından kısa bir kesit de sundular.

Çeşitli katılımcılar, söyleşiler ve etkileşimler ile gerçekleştirilen konferans alanından Radyo Trafik de zaman zaman canlı yayınlarla konuklar ağırladı.

Bu konuklardan biri olan Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği Genel Başkan Yardımcısı Semra Çetinkaya da sorularımızı yanıtlayanlar arasındaydı.

“BENİM BAŞIMA GELMEZ DİYE BİR ŞEY YOK”

Çetinkaya omurilik felci olmasına neden olan kazayı ve derneğe dair detayları şu sözler ile anlattı:

“94 senesi daha gençtim, güzeldim, sağlıklıydım, benim başıma bir şey gelmez diye düşünenlerdendim. Hatta o zamanlar iş kadınıydım. Sigorta acenteliğim vardı ve hayat sigortası bile yaptırmamıştım, benim başıma gelmez diye. Türk Hava Yolları grev yapmıştı, bizde arabayla İstanbul’dan Adana’ya gitmek için hazırlandık. İlk defa gideceğimiz ve hiç bilmediğimiz bir yoldu. Aslında Adana’ya çok kısa bir mesafeye kadar yolculuğumuz çok güzeldi. Öğle saati geçirmişiz kazayı. Yolda hala Mersin tabelaları görüyordum, oraya kadar hatırlıyorum. Ama son hatırladığımda o zamanlar cep telefonu yoktu, araç telefonundan “Biz vardık, merak etmeyin.” diye bilgi geçtim şirketime, çok sevindiler. Hemen sonra bir trafik polisi durdurdu bizi. Sebebi ise ikimizde de emniyet kemeri takılı değildi. Biz cezayı yedik. Arabayı arkadaşım kullanıyordu. Ben yan koltukta bağdaş kurmuş kitap okuyordum. Yola kemerimi takmadan devam ettik. Yolun devamında zaten ölüm virajı varmış. Virajı alamamışız ve 40 metre aşağı uçmuşuz. Arkadaşımda kemer olmadığı için dışarı fırlamış ve ölmüş. Ben arabanın içinde çok ağır hasar almışım, iç organlarım hasar almış ama en önemlisi omurgam kırılmış. Buraya kadar evet, benim hatam var, bilgisizim kendi güvenliğimi sağlamak için olan kemeri takmadım. Arkadaşım bunu canıyla ödedi. Ben de bedenimi kaybetmiş oldum çünkü omurilik felci oldum. Daha sonra kaza yaptığımız yere jandarma ulaşıyor. Onlar da son şansımı elimden alıyor, beni arabadan çıkarıyorlar ama yanlış çıkarıyorlar. Havalandırma camından çekerek çıkarıyorlar. Sırtımızdaki bu kemik yapısı vücudumuzun düz durmasını sağlar ve omuriliği korur içerisindeki. Eğer kırıldığı anda sizi kargatulumba taşıdıkları anda sırtınızı, boynunuzu sabitlemeden bir yerden bir yere götürdüklerinde kırık kemik omuriliği kesiyor ve omurilik felciyim o günden beri.”

“Öyle bir durum ki böyle bir şeyi yaşamak, birden sağlıklı bedeninizi kaybettiğinizi bir hekimden öğrenmek, bundan sonra yürüyemeyeceğinizi öğrenmek demek büyük bir kayıp. Başta psikolojik sonra çevresel…  Tekrar toparlanmak çok zor.  ‘Allah’ım neden ben, ben ne suç işledim?’ diye sorgulamaya başlıyorsunuz. Ondan sonra derneği kurma aşamasında ben de yer aldım. Allah’ım neden ben sorusunun cevabını burada aldım. Bu benim için bir sınavdı. Bu, sınav dünyası. Ben bayrak taşıyorum, o bayrağı ne kadar yükseğe taşırsam benden sonraki de taşımalı. Çünkü ben kaza öncesi hiçbir engelli tanımadım. Sokakta görmedim, belki baktım da görmedim. Bu sandalyeyi hiç itmedim, görmedim sonra üzerine oturmak zorunda kaldım. Prof. Şafak Karamehmetoğlu o zaman kurucu başkanlığımızı yapıyordu. Bir omurilik felci derneği kurmamız gerektiğini bize anlattığında kendime tekrar bir elbise giymiş oldum. Çünkü hedefimiz öncelikle toplumdu. Toplumu bilgilendirmek, kazaları önlemek, emniyet kemerinin önemini anlatmak…  Toplumun bunları biliyor olması lazım. Bir tekerlekli sandalye gördüğünde, bunlar sizin başınıza gelebilir.  Benim başıma gelmez diye bir şey yok. Bu anlamda 98 senesinde kurduk derneği, o günden bu güne birçok üniversitede, anaokulundan tutun devlet okullarına kolejlere hala eğitim vermekteyiz.”

“DİKKATİNİZİN DAĞILMASI İÇİN 1 SANİYE YETER”

Radyo Trafik canlı yayınına katılan bir diğer isim de Shell Avrupa ve Güney Afrika Yol Emniyeti Müdür Hülya İnci oldu.

Shell içerisinde ürünleri taşıyan 400 müteahhitleri olduğunu Avrupa – Afrika bölgesinde 165 kara taşımacılığı müteahhitleri olduğunu söyleyen İnci firma kurallarının doğru bir biçimde uygulanmasının kendileri için son derece önemli olduğunu vurguladı.

Bahsettikleri konunun “insan hayatı” olduğuna dikkati çeken İnci şöyle devam etti:

“Bir kere bizim bir yönetim sistemimiz vardır. Belirlemiş olduğumuz kurallarımız var, olmazsa olmazlar. Çok basit bir iki örnek vereyim. Kara taşımacılık nezdinde nedir bunlar diye soracak olursak, örneğin; emniyet kemeri takma kültürü olamayan bir şirket bizim için bir müteahhit olamaz. Bunun için herhangi bir firmayla sözleşme imzalamadan önce bir inceleme yaparız, bir denetim yaparız, kurallarına bakarız, nasıl uygulanıyor, nasıl bize gösteriliyor buna bakarız ve ona göre bu yönlenme olur. Her ne kadar Türkiye’de hala çok sayıda kullanmayan varsa da maalesef şirketler arasında emniyet kemerini takmak artık önemli olmaya başladı. Ama mesela cep telefonu… Birçok şirket der ki: ‘Hands Free olmak kaydıyla ya da kulaklıkla olmak kaydıyla belki cep telefonuna karşı değilim.’ der. Shell der ki: ‘Hayır, cep telefonunu ne şekilde kullanırsan kullan bu insanın dikkatini dağıtan bir şeydir. O yüzden araç kullanmaya başladığın anda cep telefonuna son ver.’ Bu Shell’in kuralıdır. Sizin dikkatinizin dağılması için bir saniye yeter. Dolayısıyla araç kullanırken cep telefonu kullanmak yasaktır. Shell için araç kullanan firmalarda da yasak olmasını isteriz biz, en azından bizim operasyonlarımızda.”

“Bir başka örnek yolculuk yönetim planı… İstanbul’dan çıktınız, Antalya’ya… Kaç saat sürecek aşağı yukarı bu yolculuğum? Ben örneğin bu kadar yolu bir günde gitmek istemiyorum. Shell der ki: ‘Binek araç kullanıcıları sürekli olarak aracında değilsin sen, sen profesyonel bir sürücü değilsin. İki saatte bir en çok, dur bir yerde, 15 dakika bir mola ver. Dolaş arabanın çevresinde, bacaklarını aç, kendine gel, uykuya dalma ihtimalini azalt’ der. Eziyet olmasın yolculuk. Dolayısıyla ben iki saatte bir nerelerde duracağım bunu bir anlamam lazım. Hangi güzergâhtan gideceğim, nerelerde duracağım, nerede yemek yiyebilirim? Bunlar çok basit planlama örnekleri. Bunun hem profesyonel olmayan sürücülerin hem de Shell için araç kullanan tüm profesyonel sürücülerin yapmasını isteriz biz. Yani kara taşımacılık müteahhitlerinin bunu uygulanmasını isteriz.”

SIFIR ÖLÜMLÜ KAZA

Shell için çalışan milyonlarca araçta sıfır ölümlü kaza yaşandığına da dikkati çeken Shell Avrupa ve Güney Afrika Yol Emniyeti Müdür Hülya İnci sözlerini şöyle sürdürdü.

“Kuralların uygulanması dahilinde kurallar koyulur. Kurallar uygulanmıyorsa, siz kuralların uygulanıp uygulanmadığını denetlemiyorsanız o zaman insanlar kuralları uygulamamaya başlarlar. Kuralların uygulanmadığı yerde de maalesef kazalar olabiliyor. Şu anda ülkemizde her trafik kuralının yüzde yüz uygulandığını söyleyebilir miyiz? Maalesef. Trafikte kuralların uygulanmasının bence birkaç kriteri var. Birincisi bilmek. Ben birçok kişinin şu anda bazı trafik kurallarını bilmediğini düşünüyorum. İkincisi saygı. Trafikte gerçekten karşımdakine saygı duyduğum sürece ben varım. Bunu şu anlamda söylüyorum, trafikte öfke yönetimi son derece önemli bir şey. Karşınızdakine saygı duyarsanız, saygı gösterirseniz, hani küçük bir gülümseme diyoruz ya gülümsemek gerçekten bulaşıcı. Şunu yavaş yavaş Türkiye’de yapmaya başlasak, saygı göstermeye başlasak…”

“SHELL’E GİRDİKTEN SONRA ŞOFÖRLÜĞÜN GERÇEK ANLAMINI ÖĞRENDİM”

Shell’in şoförleri arasından Türkiye genelinde yılın şoförü seçilen Nurdoğan Çirkin de, Radyo Trafik canlı yayınında başarısını değerlendirdi.

Çirkin, “ Geçen sene de Shell’in kendi kapsamında her sene değerlendirmeye sunduğu şoförlerin sıralamasında yine bir başarıya layık gördüler beni. Bu sene de aynı şekilde Türkiye genelinde bu sefer layık gördüler. Sonuçta işte yapmış olduğumuz tedbirler, almış olduğumuz önlemler bunların karşılığını görmek, karşılığını almak bizler için çok önemli. Bunun için tabii ki amirlerime, işverenlerime, Shell’in genel yönetim müdürlerine hepsine çok teşekkür ederim. 2000 yılından beri ağır vasıta şoförlüğü yapıyorum yaklaşık 17 yıldan beri. Shell’in bünyesinde çalışıyorum şu an.
Aslında Türkiye’de ehliyet eğitimi alınırken eğitimin çok az ve eksik olduğunu düşünüyorum. Biliyorsunuz Shell’de son üç yıldır, sıfır ölümlü kaza, temas çok düşük. Buraya girdiğimde sanki tekrardan bir eğitime tabi tutuldum. Yeniden araba sürmeyi öğrendim. Buraya girmeden önce güvenim çok fazlaydı, fakat dediğim gibi buraya girdiğimde tekrar öğrendim, bilinçlendim. Bunun karşılığını aldığımı düşünüyorum. Bugün alıyorum, seneye de inşallah daha büyük ödüller alırım.”

3 yıl önce sadece bir sürücü iken Shell’e girdikten sonra aldığı eğitimlerle şoförlüğün gerçek anlamını öğrendiğini söyleyen Çirkin, sözlerini şöyle devam ettirdi:

“Üç yıl önce bu kadar bilinçli değildim, sadece bir sürücüydüm. Aslında ben hakikaten sürücüymüşüm. Shell’e girdikten sonra şoförlüğün gerçek anlamını öğrendiğimi, eğitildiğimi düşünüyorum. Hakikaten bu böyle.  Shell’e gerçekte çok teşekkür ediyorum. Bunun da karşılığını aldım. İnşallah tekrar başarımın devamı gelir. Seneye yurtdışına da belki olabilir.”

 

Radyo Trafik Genel Yayın Yönetmeni Cezayir Doğan ve Uluslararası Yol Emniyeti Uzmanı Mert İntepe'nin sunumuyla "Trafikte Yaşam" programı, her Pazartesi Radyo Trafik'te.

 

@radyotrafik