KAMYON KAZALARINDA SUÇLU KİM?
22 Mayıs 2018 Salı 17:36

Yük taşıyan büyük araçların hız sınırlarını aşmaları ve yarattıkları tehlikeler gün geçtikçe artıyor. Peki neden? Radyo Trafikte Shell sponsorluğunda yayınlanan “Trafikte Yaşam” programında, şoförden işverene, yasal kurallardan denetim sistemlerinin yetersizliğine kadar birçok konu gündeme geldi. Ağır vasıta şoförlerinin de telefon bağlantısıyla katıldığı yayında görüldü ki, şoförler de durumdan memnun değil. Şoför, işverenin dayatmalarından, sefer sayılarından ve çalışma saatlerinden şikâyetçi. Büyük araç sahipleri ise yüksek maliyetten.
Güvenli Sürüş Uzmanı Mert İntepe’nin bu çalışma koşullarında kazaların kaçınılmaz olduğunu söylüyor. “Kazaların artma sebebi kamyon şoförlerinin çalışma saatleridir.” diyen İntepe, sitemin şoförü hataya sürüklediğini şöyle açıklıyor: “ Ağır vasıta şoförleri kanuna göre 24 saat içinde 9 saatten fazla araç kullanamaz. Bu saatlerin araçlara takılan takometre ile depolanıp denetlenmesi gerekir. İstanbul Valiliğinin getirdiği araç takip sisteminde, sadece araçlar nereye gidiyor, hafriyatları nereye döküyor bu denetleniyor. Sürücülerin yorgun, uykusuz veya kaç saat çalıştığı bilinmiyor. Hafriyatı dökmeye kaç km ile gidiyor bilinmiyor, 120 km ile giderken karıştığı kaza denetlenemiyor. Günlük sefer sayısı şoförleri bu hale getiriyor. Şoför belli bir sefer sayısını yapmazsa, ay sonunda maaşını belli bir seviyeye getiremiyor. Şoför itiraz ederse, patron diyor ki bırak anahtarı git başkası yapar. Şoförün de ailesi, çoluğu çocuğu var, şoföre kızma. Her kazanın bir görünür bir de kök sebebi var diyoruz ya, görünür sebep şoför ama hayır, asıl sebep sistem hatası. Bu şartlarda çalışan şoförlerin normal davranması beklenemez. 20 yıllık geçmişimle söylüyorum, İstanbul’da tarihe geçecek hafriyat kamyonu kazası hala yaşanmadı.”

Radyo Trafik’te Shell sponsorluğunda yayınlanan Trafikte Yaşam Programında bu hafta, son zamanlarda artan kamyon kazaları konuşuldu. Radyo Trafik Genel Yayın Yönetmeni Cezayir Doğan ve Güvenli Sürüş Uzmanı Mert İntepe’nin sunumunda gerçekleşen programda kamyon kazalarının nedenleri irdelendi.

“ARAÇ TAKİP SİSTEMİ HAFRİYAT NEREYE DÖKÜLDÜ ONA BAKIYOR, ŞOFÖR KAÇ KM İLE GİTTİ KAÇ SAAT ÇALIŞTI BİLİNMİYOR”

Güvenli Sürüş Uzmanı Mert İntepe, kamyon kazalarının ana nedeninin şoförlerin çalışma saatleri olduğunu belirtirken, tek çözümün sistem değiştirmek ve denetimi arttırmak olduğunu söylüyor.
İntepe’nin konuya dair açıklamaları şöyle:

“İSTANBUL’DA TARİHE GEÇECEK HAFRİYAT KAMYONU KAZASI HALA YAŞANMADI!”

“Kazaların artma sebebi kamyon şoförlerinin çalışma saatleridir. Ticari araç kullanıcısı, otobüs, kamyon, çekici vs. kullanıcılarının kanunda çalışma saatleri var. Diyor ki kanun, 24 saat içinde 9 saatten fazla araç kullanamazsın. Bu 9 saatte de 4.5 saatte bir mola vermen gereklidir. 9 saati doldurduktan sonra da 11 saat kontak kapatmadan yeniden yola çıkamazsın. Her şoför 6 gün çalışmanın ardından 1 gün de hafta tatili yapmak zorundadır. Sürücülerin bu kurallara uygun çalışıp çalışmadığının denetimi takometrelerle yapılır. Yalnız kanunun bir bölümünde diyor ki,  belediye mücavir alanda ağır vasıta, otobüs ve hafriyat taşıyan araçların takometre kullanım zorunlulukları yoktur yazıyor, bu akıl dışı. İstanbul Valiliğinin getirdiği araç takip sisteminde sadece araçlar nereye gidiyor, hafriyatları nereye döküyor bu denetleniyor. Sürücülerin yorgun, uykusuz veya kaç saat çalıştığını bilmiyor. Hafriyatı güzergâh dışı bir yere döktü mü ona bakıyor. Fakat o hafriyatı dökmeye kaç km ile gidiyor bilmiyor, 120 km ile giderken karıştığı kazayı denetleyemiyor. İki gün evvel bir kamyoncu Şile yolunda başka bir sürücünün üstüne kırıp bariyerlere sıkıştırdı. Bu öfke, bu sinir, bu stres çalışma saatlerinden. Günlük sefer sayısı şoförleri bu hale getiriyor. Şoför belli bir sefer sayısını yapmazsa, ay sonunda maaşını belli bir seviyeye getiremiyor. Sefer yaparken, bir de hafriyatı alıp boşaltma sırası var. Bu sırada kaybettiği zamanı telafi etmek için de hız yapıyorlar.
Öte yandan araçlar da dayanmıyor bu sisteme. İşçi diyor ki patrona, aracın lastikleri kötü araca bakım lazım diyor, patron diyor ki bırak anahtarı git başkası yapar. Şoförün de ailesi, çoluğu çocuğu var, şoföre kızma, şoföre sistemin son halkası olarak bakma, en değerli halkası şoför. Her kazanın bir görünür bir de kök sebebi var diyoruz ya, görünür sebep şoför ama hayır, asıl sebep sistem hatası. Bu şartlarda çalışan şoförlerin normal davranması beklenemez, sürücülerin davranışını değiştirmek istiyorsanız değişim yapacaksınız, kurallara uygun insani şartlarda çalışmalarını sağlamak gerekir. 20 yıllık geçmişimle söylüyorum, İstanbul’da Tarihe geçecek hafriyat kamyonu kazası hala yaşanmadı.”

“SEFER SAYISINI KALDIR, MÜTEAHHİTE ARAÇ SAYISINI ARTTIR SORUN BİTSİN”

Ağır vasıta şoförlerinin yetersizliğine ve eğitimsizliğine değinen İntepe, durumun vahametini şöyle anlattı: “Yurt dışından sürücü geliyor ülkemize, şu an 3. Havalimanı inşaatı için dünyanın adını bilmediğimiz bir sürü ülkesinden şoför çalışıyor. Bu mesleğe adam yetiştirmek lazım. Kamyonun dorsesi kalkmış şoförün haberi yok, o zaman o adam ağır vasıta sürücüsü değildir. Ağır vasıta sürücüsü yetkin olmalıdır ama sektörde o kadar çok ağır vasıta şoförü eksikliği var ki, patron ne yapıyor, o olmazsa bu kullanacak diyor. Patronun derdi, o sefer atılsın yeter. Kazaların kök sebebi sitem! Sefer sayısını kaldır, müteahhite araç sayısını arttır sorun bitsin. 57 kişi öldü bu yıl kamyon kazalarında. Çok acil yerel yönetimler, belediyeler ve trafik polisinden rica ediyorum, takometre uygulamasını getirip, kaç saat çalışmış kaç km gitmiş denetleyin. Takografta 21 günlük takometre kaydı araçta bulunmak zorunda, 7 günlük kayıt da polis durdurduğu zaman direk görebileceği şekilde kayıtlı olur.”

Programa telefon bağlantısıyla katılan Radyo Trafik dinleyicisi ağır vasıta şoförleri de veryansında. Şoförler işverenden, araç sahipleri maliyetten şikâyetçi. Hataya mecbur bırakıldıklarını belirten sürücüler, sorunlarını açıkça şöyle dile getirdi:

“KEŞKE DAHA DUYARLI İŞVERENLERİMİZ OLSA”

Okan bey: Hafriyat kamyonu sürücüsüyüm, keşke daha duyarlı iş verenlerimiz olsa. Biz de istemeyiz bu kadar hata yapmayı bu kadar hız yapmayı ama mecbur kalıyoruz, günün sonunda maalesef ekmek davası var.

“ÇOK CİDDİ ANLAMDA ŞOFÖR AÇIĞI VAR, DENEYİMSİZ ŞOFÖRLER YOLLARA ÇIKIYOR”

Bahri bey: Hafriyat kamyonu kullanıyorum tır kendi şahsi aracım. Bu aracın kazancını şoför maliyetlerini kaldırmıyor. Çünkü İstanbul’da 10 saat trafik yasağı uygulanıyor. 24 saatte 14 saat çalışma iznimiz var. Bir şoförün sigortasıyla birlikte maliyeti 5 bin TL. Biz, çok cüzi fiyatlarla nakliye yapıyoruz. Yavuz Sultan Selim Köprüsü çok maliyetli olduğu için yaka bile değiştiremiyoruz. Çalışma saatleri kralı, bir insanın sağlıklı bir sürüş gerçekleştirmek için çok doğrudur. Ama benim 2. bir şoför çalıştırma lüksüm yok yeri geliyor ben 24 saat çalışıyorum, vücut sağlığımdan fedakârlık ediyorum. Borcumuz var, çocuklarımız var aracın gideri yüksek. Trafik sigortalarımız çok pahalı kazancımız 12- 13 bin TL maliyetler çok faza. Bu aracın kazancının dengelenmesi lazım. 300 TL maliyet var, 250 TL’ye iş yapıyoruz. Böyle olunca da insanlar acele ediyor, fazla yük atmanın peşine düşüyor. Sınır 40 ton iken 50-60 ton almaya çalışıyorlar. Çok ciddi anlamda şoför açığı var ehliyeti alan herkes işe başlayabiliyor, deneyimsiz şoförler yollara çıkıyor.

“TRAFİK POLİSİ BENİ ÇEVİRİP DE TAKOMETREYE BAKMIYOR”

Gürsel bey: Ağır vasıta şoförüyüm, damperli tır kullanıyorum. Burada en büyük suçlu işveren. Bana belli bir maaş verdiler ve dediler ki ek sefer başına prim vereceğiz. Sefer başında bu primi almak için ne yapmam lazım, gaza basmam lazım. Dijital takometre var aracımda, gerektiği kadar kurallara uymaya çalışıyoruz. Ama işveren kuralları tanımıyor, 3 sefer atacaksın 5 sefer atacaksın diyor. Bu kurallar uygulanmıyor. Trafik beni çevirip de bakmıyor takometreye. Kaç saat çalışmışım bilmiyor demiyor ki; sen çalışma süreni aşmışsın in arabadan ara şirketini yedek şoför alsın aracı demiyor. Bunlar yapılmayınca da kuralsızlık devam ediyor. İşveren kendini düşünüyor kuralları çiğniyor, çiğnettiriyor, şahsi aracı olanlar da maliyeti düşünüyor yine kurallara uymuyor, sorun bir türlü ortadan kalkmıyor. Biraz işveren kendine çeki düzen verir biraz da kanunlar uygulanırsa bu sorunlar belli bir seviyeye iner.


Abdullah Bey: Ticari taksi kullananlar günde en az 12 saat zaman zaman 24 saat çalışmak zorunda.

Nurettin Bey: Taksinin içinde yattığımız çok oldu, evi bile zor gördüğümüz zamanlar da yaşadık. Uyuyup uyuyup yola devam ediyoruz.

Tayfun Bey: Dijital takometre kullanıyorum, yaklaşık 8.5 - 9 saat kullanma süremiz var. Aracımızı 11 saat dinlendirip sonra tekrar devam ediyoruz. Biz bu kurala uyuyoruz ama uymayanlar var görüyoruz. Buna bir çözüm bulunacak mı, hafriyatçılar da bu kurallara uyacak mı?

“SEKTÖRDE EN AZ ÇALIŞAN, GÜNDE 18 SAAT DİREKSİYON BAŞINDADIR”

Turgut Bey: 15 yıldır Turizm sektöründeyim. Bu sektörde en az çalışan, günde 18 saat direksiyon başındadır.
Birol Bey: Turizm sektöründeyim 3- 17 saat arasında çalışıyorum 1 gün tatilim var.

Yüksel bey: Kemerburgaz yolunda bir kamyon şoförü 120 km ile benden yol istiyor, vermedim hız yaptım hata yaptım ama kamyon şoförü 180 km ye kadar çıktı ve ben daha fazla dayanamadım bıraktım. Bir kamyon bu kadar hız yapar mı?

Tayfun Bey:  Büyük araç şoförüyüm, Çerkezköy – İstanbul arasında çalışıyorum, günde 6-8 saat arası araç kullanıyorum, 2 saatte dinlenmem var. Sol şerit resmen kanyonlara tırlara ait, kimse buradan gidemiyor çok şikâyet ediyorlar.

Ağır vasıta şoförlerinin mecburiyeti bir yandan, araç sahiplerinin maliyet derdi bir yandan derken sorunlar büyüyor da büyüyor. Sonuç hız sınırını aşan kamyonlar, sonuç ağır, cana mal olan kazalar. Güvenli Sürüş Uzmanı Mert İntepe, bahanelerin bu sorunu çözmeye yetmeyeceğine değinerek ekliyor: “Param yetmiyor, 2 şoför çalıştırmaya gücüm yetmiyor sorunlarının karşılığı, sistemin neye müsaade edip etmediğidir. Trafik kurallarını uygulayacak mısın, yoksa herkes bildiği kanunla mı gidecek? Ki şuan öyle. Şoförlük mesleği bitmez. Diyorlar ki maliyetim fazla. Hızlı gittiğin için maliyetin fazla. Hızı düşür yakıt parasını zaten düşüreceksin, aracın zarar görmeyecek arıza çıkarmayacak. Özellikle İstanbul’da hem trafiğin azalması hem kazaların azalması için, önce büyük araç şoförlerinin kurallara uymasının sağlanması gerekiyor, kuralsız kullanıyoruz.”

@radyotrafik