“BİZ YANDIK BAŞKALARI YANMASIN”
24 Mayıs 2018 Perşembe 15:49

2017 yazında iki kız kardeşe çarpıp ölümüne neden olan ve kazanın ardından 7 yıl hapis cezasına çarptırılıp 8.5 ay sonra şartlı  salıverilen Dursun Hazır’ın tahliyesinin ardından ölen kızların babası karara itiraz etti. İki kız kardeşin babası destek istediğini ve bunun peşini bırakmayacağını söyledi.

8 Temmuz 2017 tarihinde meydana gelen ve iki kız kardeşin yaşamına mal olan kazanın faili Dursun Hazır’ın aldığı 7 yıl hapis cezası duruşmadaki iyi hali ve hapis yattığı süre göz önünde bulundurularak 5 yıl 10 aya indirilmişti. 10 Nisan 2018 tarihinde verilen son mahkeme kararında ise Hazır’ın kaçma ve delilleri karartma ihtimali kalmadığı ve sağlık sebepleri gerekçesiyle tahliyesine karar verildi.  

Radyo Trafik Genel Yayın Yönetmeni Cezayir Doğan kazanın ardından yaşanan sürece ve son gelişmelere dair kazada yaşamını yitiren kardeşlerin babası Yılmaz Özdemir ile hukuki süreçteki son durumu değerlendirmesi adına Avukat Eylem Tabur’u canlı yayında konuk etti.

Kazada iki kızını birden kaybeden Yılmaz Özdemir, mahkeme kararıyla şoförün tahliye edilmesine karşı çıkarak: “Dava emsal teşkil edilinceye kadar, iyi bir ceza alıncaya kadar peşini bırakmayacağım.” dedi.

Yılmaz Özdemir’in açıklamaları şöyle:

“18.07.2017 tarihinde saat 18.13’te yaşandı olay. Olayın akabinde kişi tutuklandı.  Çocuklarımızın birini olay yerinde diğerini 21 gün sonra kaybettik. 06.11.2017 tarihinde mahkeme süreci başladı. Mahkeme sonrasında 10 Nisan 2018 e kadar tutuklu olarak cezaevinde kaldı fakat şimdi serbest bırakıldı. Mahkeme sürecinden önce evraklarımdan bahsetmek istiyorum. 2 tane yetişkin 22 ve 21 yaşlarında üniversiteyi bitirmiş iş hayatına atılmaya başlamış 1 tanesi 1,5 aydır çalışıyordu diğeri üniversiteyi bitirmiş atama bekliyordu. 2 yetişkin kızımız kendi ellerimizle toprağa koyduk. Öncelikle şunu söylüyorum, ben ve eşim yandık başka aileler yanmasın. Kuralı neyse bu uygulansın. 30 km’lik yerde 140 km hızla gidersen ve kaldırımda yürüyen yayaya çarpıp vefat etmesine sebep oluyorsan bunun cezasına da katlanmak zorundasın. 8,5 ay yatıp serbest kaldı ve artık ceza almayacağı söyleniyor.”

“7 yıldan başladı, 5 yıl 10 aya indi. 5 yıl 10 ay iyi hal nedeniyle içerde yattığı süre göz önüne alınarak 2.5 ayda serbest bırakıldı. Salıverilme gerekçesi daha önce suç işlememesi, yaşlı oluşu ve sağlığı el vermediği öne sürüldü. 30-40 km hızla gidilmesi gereken yerde 140 km hız yapıyor, 30 metre altına aldığı kızlarımı sürüklüyor ve iyi hal uygulanıyor. Arkasında cemaat ve milletvekili olduğu söyleniyor. Emsal teşkil edilinceye kadar, iyi bir ceza alıncaya kadar peşini bırakmayacağım. İtiraz süreci şuan başladı. Fakat avukatımız delil vermedi çünkü görüntüler var ve bu durumu garanti olarak gördü. Biz avukatımızın bizi savunmasını ve karşı tarafın verdiği evraka karşılık evrak versin istedik. Fakat mahkemenin son günü biz yurtdışında olduğumuz için iyi hali bu yüzden eklediler. Mahkeme ertelenebilirdi ancak ertelenmedi fakat biz bunu kabul etmiyoruz çünkü dünyada 3 kişi kaldık, başkaları yanmasın bu yüzden itiraz ettik. Suçlunun savunması da çok enteresan: ‘Rengini ve plakasını bilemediğim bir araç bana çarptı. Dengemi kaybettim bu yüzden aracımı durduramadım.’ diyor. Avukatımız istemese de ben tüm süreci takip ettim.  Şuan destek istiyorum bu yüzden bunun peşini bırakmayacağım. “

“İYİ HAL DURUMU SUBJEKTİF OLARAK DEĞERLENDİRİLİYOR”

Radyo Trafik canlı yayınında olayla ilgili görüşlerini bildiren Avukat Eylem Tabur ise sürece ilişkin şu açıklamalarda bulundu:

“Biz hukukçular olarak iyi hal indirimini tasvip etmiyoruz çünkü istismar edildiğini düşünüyoruz bu durumun. Çünkü iyi hal durumu subjektif olarak değerlendiriliyor. Objektif kriterlere bağlı değil bizim hukukumuzda ve bu konuda takdiri indirim olarak sayılmış. Bu sebepten dolayı failin geçmişine bakılıyor, suç işlememiş oluşuna sonra yargılama sürecindeki durumuna bakıyorlar. ‘Pişmanım!’ demesi bile bazen yeterli olabiliyor fakat burada şöyle bir durum var; kişi suç işlememiş bile olsa trafiğe çıkarken dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediği için asli kusurlu olarak tespit edilmiş adli tıp raporlarında ve aslında alması gereken cezayı almalıydı. Fakat hukukta şöyle değerlendiriliyor; trafiğe çıkan bir insan bir insanı öldürmek için çıkmıyor yani taksirli işlenmiş bir suç olarak görülüyor. Taksirde burada sonucun ön görülememesi anlamını taşıyor. Yani hızlı araba kullanıyorum fakat birine öldürmek için kullanmıyorum bunun sonucunu ön göremediği için tasvirli olarak bildiriliyor.”

“Bu suçlarda 2 yıldan 6 aya kadar bir kişinin ölümü, birden fazla kişinin ölümünde 2 yıldan 15 yıla kadar ceza alması gerek fakat bu sistemde alt sınıf ve üst sınıf olarak hakimler tarafından istismar ediliyor. “

“Bu konuda temyiz süreci başlayacak iyi hal indirimine de itiraz edilmesi gerekiyor çünkü aslında Yargıtay bu denetimi gerçekten güzel bir şekilde yapıyor. Yargıtay kararları da var bu konuda verilen çünkü medyatik olan davalarda da bu iyi hal indirimden dolayı kamuoyundan tepki gördüler ve iyi hal indirimini uygulamadı hakimler. Burada medyaya da çok iş düşüyor. Temyiz aşamasında bunu da dile getirmeleri gerekiyor. Hiç suç işlememiş birinin bir gün bile hapis cezasına çarptırılması ve hapiste kalması bile onu diğer insanlardan ayıran bir durum hukukta. Hakimler böyle bakıyor çünkü daha önce ceza işlemiş ve hapis yatmış biri zaten alışık bu duruma, oradaki ortamın nasıl olduğunu biliyorlar fakat suç işlememiş biri bilmediği için tutuklama nedenleri sayılıyor. Burada deliller toplanmış ve delilleri karartma durumu yok o yüzden salıverebiliriz. Fakat burada deliller toplanmış, kamera görüntüleri var ve kişi de bunu kabul ediyor. Bu yüzden artık toplanacak delil kalmadığı için salıverilmesine karar veriliyor fakat bu aileyi hiçbir zaman tatmin etmez. Bundan sonra isterlerse ölümlü bir kaza olduğu için tazminat davası açabilirler şuan sadece temyizi beklemeleri gerekiyor.”

@radyotrafik