KURAL İHLALLERİNE CAYDIRICI ÇÖZÜM: FAHRİ TRAFİK MÜFETTİŞLİĞİ
14 Mart 2019 Perşembe 13:46

Gönüllülük esasına dayanan çalışma şekliyle Fahri Trafik Müfettişliği, trafik güvenliği ve denetimi konusunda önemli bir etken olarak karşımıza çıkıyor. Hiçbir çıkarı olmadan, ücret almadan yapılan bu işte mesai yok. Yaya, yolcu veya sürücü konumunda trafiğin içinde bulunan müfettişler, kural ihlali yapan ve trafiği tehlikeye atanları tespit ediyor, tutanak tutuyor ve emniyet ekiplerine iletiyor. Her an her köşe başında olması mümkün olmayan trafik polislerine ciddi bir alternatif oluşturuyor, trafik güvenliği açısından önem teşkil ediyorlar. Özellikle İstanbul trafiğinde, hem yoğunluk yaratan hem de hayati tehlikeler yaratan kural ihlallerinin önlenmesine yönelik atılan adımlar yeterli olmuyor. Vatandaşların talebi denetimlerin arttırılması. Bu sistemle yasak park, yasak dönüşler, tek yön ihlalleri, hız ihlalleri, emniyet şeridi ihlalleri gibi pek çok kuralın yıkıldığı anlar, trafikte seyreden Fahri Trafik Müfettişleri tarafından tespit ediliyor, ihlaller cezasız kalmıyor, caydırıcılık artıyor.

Fahri Trafik Müfettişliği Görev ve Çalışma Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdi. Değişiklikte 2 önemli nokta var. Birincisi, artık Fahri Trafik Müfettişliği başvuruları için değerlendirme, İçişler Bakanlığı tarafından yapılacak ve eskisi gibi Karayolu Trafik Güvenliği Kurulu’nun toplanması gerekmeyecek. İkincisi ise, kural ihlali tespit tutanaklarının teslimi konusu. Yapılan düzenleme ile Fahri Trafik Müfettişleri, kural ihlali tespit tutanaklarını elektronik ortamda da düzenleyebilecek ve trafik kuruluşlarına gönderebilecek. Böylece trafik birimlerine elden teslim külfeti bitmiş olacak.

Fahri Trafik Müfettişliği yapan Sami Güleçyüz, hem yeni düzenlemeleri hem de Fahri Trafik Müfettişliğinin trafik güvenliği ve denetimi için önemini Radyo Trafik’e anlattı. Güleçyüz’ün açıklamaları şöyle:

“Fahri Trafik Müfettişliği Yasası, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 116. Maddesinde yapılan değişiklikle hayata geçirilmiştir. Ek 6. Madde ile Fahri Trafik Müfettişliği oluşturuldu. Fakat 21 yıldır devam eden bu kurumla ilgili olarak Fahri Trafik Müfettişlerinin düzenledikleri ceza tutanaklarını teslim ile ilgili bir prosedür vardı. Bu da şuydu;
Kesilen cezalar en geç 1 hafta içerisinde en yakın trafik birimine teslim edilmek zorundaydı. Ya da en yakın bir yerde görev yapan trafik polisine teslim edilmek zorundaydı. Bu, gerek görev başındaki memur arkadaşlar için, gerekse fahri trafik müfettişleri için büyük bir sorun oluşturuyordu. Çünkü görev başındaki trafik polisi kendi görevi icra ederken, bir veya iki koçan trafik cezası ile yanına gelen Fahri Trafik Müfettişinin düzenlemiş olduğu 50-60 sayfalık ceza makbuzunu teslim alıp bir suretini ona teslim ederken, aradan geçen 30-40 dakika boyunca hem görevini yapamaz duruma geliyor, hem de yolun ortasında müsait olmayan şartlarda bu işi yapmak zorunda kalıyor. Ayrıca Fahri Trafik Müfettişi içinde bu bir sorundu. Çünkü görevli bir trafik polisi bulup teslim etmekte ayrı bir konuydu. Biliyorsunuz ki, Fahri Trafik Müfettişleri bu işi gönül esasına göre yapıp herhangi bir ücret almıyorlar. Bir de bunun yanında bu teslim süreciyle uğraşarak zaman kaybı ile gereksiz masraf işlemleriyle uğraşmak zorunda kalıyorlar.”

“Bankadaki EFT’teler havaleler her şey e-devlet ile elektronik ortam taşındı. Fahri Trafik Müfettişlerine de bir e-devlet şifresi verilerek, kesilen cezaların bu şifre üzerinden ana merkeze ulaştırılması konusunda bir alt yapı oluşturulması için katıldığımız toplantılar, programlar ve birçok çok defa bunu dile getirdik. Fakat bunu hayata geçirmek için bir yasal alt yapı oluşturulması gerekiyordu. Yasal alt yapı olmadan teknik işlemlere başlanamıyordu. En son olarak bu işlem hayata geçirildi. Çünkü eskiden yeni Fahir Müfettişlerin atanması için Karayolları Trafik Yüksek kurulunun toplanması gerekiyordu. Fahri Trafik Müfettişliği, her ilde o ildeki kayıtlı araç sayısının %2’si oranında olmak durumunda. Dolayısıyla araç sayısı arttıkça trafik müfettişine ihtiyaçta artıyordu. Bununla ilgili müracaat eden arkadaşlarda beklemek durumunda kalıyordu. Çünkü Karayolları trafik Yasası’na göre, Karayolları Yüksek Kurulu’nun toplanması ancak Başbakan’ın toplanması ile oluşturuluyordu. Başbakanlık müessesesi ortadan kaldırıldığı için bu seferde Cumhurbaşkanı’nın başkanlığında toplanılması zorunluluğu ortaya çıktı. Bu da böyle bir durumda gereksiz prosedürleri ortaya çıkarıyordu. Bizde bunu hep söylüyoruz, Cumhurbaşkanına veya Başbakana gerek yok. İç İşleri nezdinde bu iş hallolabilir diye müracaatlarımızı yapmıştık. Şimdi bu son çıkan yönetmelikte bunu ön görüyor. Fahri Trafik Müfettişi olmak isteyenler il valiliklerine müracaat ettikleri takdirde onlarla ilgili belgeler, İç İşleri Bakanlığı’na gönderilecek sonrasında İç İşleri Bakanlığı müfettiş olmasına bir engel teşkil etmeyen adayların değerlendirmelerini yaparak Emniyet Genel Müdürlüğü’ne ve İç İşleri Bakanlığı’nın onayına sunacak. Bu şekilde de yeni Fahri Trafik Müfettişleri oluşturulmuş olacak. Onay işlemini müteakip ilgili valiliklere sonuçlar iletilecek ve Fahri Trafik Müfettişi kimlik belgesi verilecek. Bundan sonraki Fahri Trafik Müfettişliğinin müracaatının hayata geçirilmesi bu şekilde olacaktır.”

“İkinci bir olay,   Fahri Trafik Müfettişlerini düzenledikleri tutanaklar var. Bununla da ilgili yönetmelikte değişiklikler yapıldı. Bundan böyle Emniyet Genel Müdürlüğü nezdinde alt yapı çalıştırılması oluşturulacak. Bu teknik alt yapı tamamlandıktan sonra, Fahri Trafik Müfettişlerine bir şifre verilecek. Artık bundan sonra tespit edilen tutanaklar yine bir hafta içerisinde olmak şartıyla elektronik ortamda düzenlenecek. Bu da hem trafik polisi arkadaşlarımıza hem de fahri trafik müfettişlerine bir kolaylık sağlayacaktır ve işlemlerinde hızlı bir şekilde yürümesi için gayet iyi olacaktır.”

“Fahir Trafik müfettişliği sadece bir vatandaşlık görevidir. Bu sadece toplum bilincini oluşturan bir sosyal sorumluluk projesidir. Biliyorsunuz trafik, o toplumun yaşam biçimini yansıtan bir olgudur. Yani yabancı ülkelere de gittiğiniz zaman, o ülkedeki trafik durumunda baktığınızda o ülkenin refah seviyesinin ne durumda olduğunu anlarsınız. Bunu, sorumluluk bilinci içerisinde hareket eden insanlar hiçbir beklenti içine girmeden bu göreve talip oluyorlar ve inanın bu konuda çok başvuru var. Önemli olan her yere bir beyaz şapkalı trafik polisi dikemeyeceğinize göre, işlenen bazı suçlarının cezasız kalmaması için bir nevi toplum içerisinde seçilmiş sivil insanlar bu konuda katkıda bulunuyorlar. Bunun gönül rahatlığı içerisinde vatandaşlık görevi ve sosyal sorumluluk projesi olarak değerlendiriyoruz biz bunu.
Bunun için özel bir zaman harcamıyorsunuz. Yani belli bir mesaisi yok, örnek olarak otobüsle bir yerden bir yere giderken şehirlerarasında şoförün yapmış olduğu bir hatayı not edip ona ceza tutanağı düzenleyebiliyorsunuz. Veya karşıdan gelen bir aracı tespit edebilirseniz eğer, hatalı sollama veya kırmızı ışıkta geçme gibi bir harekette bulundu. İşte bunları yine not edip ceza tutanağına çevirebiliyorsunuz. Bunun gibi birçok etkili husus var ve önemli olan bunun toplum açısından bilinebilir olması. Bunun farkına varan toplum, mutlaka her yerde bir polisin olmadığını, sivil olarak fahri trafik müfettişlerinin de olabileceği düşüncesiyle caydırıcı bir unsur olarak sürücülerin daha dikkatli olmaları konusunda teşvik edecektir diye düşünüyoruz.”

“Hukukta genel kural şudur; bir şeyi iddia eden, iddiasını ispatlamakla yükümlüdür. Ama trafik cezalarında bir istisna var. Trafik cezalarında cezayı düzenleyen polis, jandarma veya fahri trafik müfettişi tespit ettiği suçun cezası için bir ispat belirtmek zorunda değildir, o yetki kendisine verilmiştir. Dünyanın her yerinde de bu böyledir. Ama maalesef cezaya maruz kalan kişiler -içlerinde doğal olarak haklı ve haksız olanlarda var- genellikle itiraz ediyorlar ve itiraz ettikleri zaman bunu ispat etme külfeti cezayı yiyen kişiye düşüyor, cezayı yazana değil. Ama bazı arkadaşlarımız işini sağlama almak için, genellikle bu park cezalarında oluyor, yanlış yere park eden araçların fotoğraflarını çekiyorlar. Ama bu akışkan halde olan trafikte mümkün değil. Yani her yerde bunu belgeleyemezsiniz. Dolayısıyla elinizde yeterli bir delil yoksa cezayı yiyen açısında bu cezayı iptal ettirmesi mümkün değildir.”

 

@radyotrafik