YENİ ŞAFAK GAZETESİ RÖPORTAJ – 19.01.2014
19 Ocak 2014 Pazar 12:00

“YOLDA KENDİMİZİ KAYBEDİYORUZ”… İstanbul'da yola çıkan milyonlarca insanın trafik çilesini azaltmak için çalışan Radyo Trafik, 3. yılında 25 bin gönüllü muhabire ulaştı. Radyonun Genel Yayın Yönetmeni Cezayir Doğan, 'Bilinçli sürücüler artmazsa trafik çilesi bitmez' diyor.

Röportaj Yayın Tarihi: 19 Ocak 2014

 

 

 

“YOLDA KENDİMİZİ KAYBEDİYORUZ”

 

İstanbul'da yola çıkan milyonlarca insanın trafik çilesini azaltmak için çalışan Radyo Trafik, 3. yılında 25 bin gönüllü muhabire ulaştı. Radyonun Genel Yayın Yönetmeni Cezayir Doğan, 'Bilinçli sürücüler artmazsa trafik çilesi bitmez' diyor.

 

İstanbul denince akıllara ilk gelen tarihi ve kültürel yapısının yanında korkunç trafik manzaralarıdır. Her gün milyonlarca insanın sokağa çıktığı İstanbul'da trafik de haliyle kaçınılmaz oluyor. Metro, metrobüs, arabalı vapur, otobüs, tramvay gibi toplu taşıma araçları ve seferleri ne kadar sık olsa da bu trafik çilesini azaltmaya yetmiyor. Çünkü İstanbul sürekli göç alıyor, trafikte bilinçli sürücü sayısı çok az, ehliyeti kapan soluğu yollarda alıyor, sürücü kursları yeterince denetlenmiyor… Listeyi uzatmak mümkün. İstanbul trafiğini azaltmak bir nebze olsun trafikteki insanları rahatlatmak adına çeşitli yayınlar yapılıyor. Bu amaçla kurulmuş Radyo Trafik ise alanında tek. İstanbul'da sokağa çıkan herkes Radyo Trafik dinliyor. Geniş bir gönüllü muhabirlik sistemiyle çalışan radyo kanalı, ara yollar hakkında bile sürücüleri bilgilendiriyor. Nerede kaza olmuş, hangi yol daha açık, orada neden trafik var, hangi şerit daha akıcı gibi konularda bilgiler paylaşılıyor. Trafik gibi sürekli akan bir bilgi var. Radyo Trafik Ankara'yı da yayın hayatına sokan radyonun Genel Yayın yönetmeni Cezayir Doğan'ın konuğu olduk. İstanbul trafiğini ve ne yapılması gerektiğini konuştuk. İstanbul'un yol durumuyla ilgili 'Bilinçli sürücü sayısını artırmazsanız hiçbir şekilde bu kaosu çözemezsiniz' diyen Doğan, Türkiye'deki trafik eğitimine vurgu yapıyor.

 

 

 

 

 

RADYO SOSYAL SORUMLULUK PROJESİ

 

 

 

2011 yılında yayın hayatına başlayan Radyo Trafik, bir yayın kurulu toplantısında ortaya çıkıyor. Böyle bir ihtiyacın ezel evvel olduğunu belirtiyor Doğan. 'Trafik sıkıntısını herkes gibi biz de yaşıyoruz. Yayın kurulunda radyo projelerinin konuşulduğu bir toplantıda trafik radyosu fikri ortaya çıktı. Bizim sektörde çokça konuşulurdu zaten. Ama nasıl olacak, kocaman şehir, kimden, nerden, nasıl bilgi alacağız bunlar hep soru işareti olarak kalırdı diyen Doğan, Radyo Trafik'i bir sosyal sorumluluk projesi olarak görüyor. Radyonun bilinçli sürücü sayısını artırma gibi bir misyonu da var. Türkiye'de ehliyet almak o kadar kolay ki sürücü kursları sayıcı fazla olduğundan denetleme yapmak olanaksız. Trafikte bilinçli sürücüleri artırmak için eğitim şart.

 

 

 

 

 

Devlet adım atsın

 

 

 

İstanbul trafiğinin çözülmesi için devlet kanadında ciddi, radikal adımların atılması gerektiğinin altını çizen Doğan, kurallara uyan, trafikte kendini kaybetmeyen insanları çoğaltmamız gerektiğini söylüyor. Günde 10-15 kişinin sadece olay yerinde kazada hayatını kaybettiğini söyleyen Doğan, 'Sigara yasaklarında nasıl başarıya ulaşıldı, burada da aynısı yapılmalı. Bilinçlendirme seferberliğinin başlaması lazım. Ciddi cezalara da ihtiyaç var' diyor.

 

 

 

 

 

Gönüllü muhabirlik

 

 

 

Radyo Trafik profesyonel bir ekibin yanında gönüllü muhabirlerin destekleriyle yayın yapan bir radyo. İstanbul koca bir şehir. 50- 60 kişiyle İstanbul'un her noktasından canlı trafik yayını yapmanız mümkün değil. Bu sebeple gönüllü muhabirlik sistemini devreye sokuyor Radyo Trafik. Başlarda elli olan gönüllü muhabir sayısı bugün 25.000. Evet, tam 25 bin gönüllü muhabir İstanbul trafiğinin nabzını tutuyor. 25 bin muhabirin de iletişim bilgileri kan gruplarına varıncaya kadar radyonun elinde mevcut. En ufak bir trafik aksaklığı, kaza, yol çalışması hemen anons geçiliyor. İnsanlar canlı yayına bağlanıp yol durumu hakkında bilgi veriyorlar. O yol üzerinde seyir eden sürücüler de önlerindeki trafik hakkında bilgi sahibi oluyorlar. İmece usulü anlayacağınız. Herkes birbiriyle bir dayanışma, bilgi paylaşımı halinde. O kadar seri bir bilgi akışı var ki bazı trafik kazalarını trafik polislerinden önce anons geçtiklerini Cezayir Doğan'dan öğreniyoruz. Gönüllü muhabirler arasında %15- 20 civarında kadın sürücü var. 'Yayına çıkan kadın sürücüler çok bilinçli ve çok gözü kara. Trafiği ve yolları da iyi biliyorlar. Sayı umarız artar.' diyor Doğan.

 

 

 

 

 

Deniz kullanılmalı

 

 

 

İstanbul'un dört bir tarafı suyla çevrili. Ancak ne yazık ki deniz ulaşımı yeterli seviyelerde değil. Arabalı vapur seferleri az ve bazı yerlerde hiç yok. İnsanlar ulaşım aracı olarak denizi çok tercih etmiyorlar. Bilinçli sürücülerin yanında trafiği rahatlatmak adına denizin önemli bir araç olduğunu söyleyen Doğan, ' Şu anda Maslak'tayız Burası iş dünyasının kalbi. Binlerce insan her gün beş buçuk altı gibi hurra işten çıkıyor. Tarabya'nın oralara bir arabalı vapur hattı yapılsa insanlar neden birinci veya ikinci köprüye gitsinler, onu kullanırlar. Denizi daha çok kullanmalı ve önem vermeliyiz diye düşünüyorum' diyor.

 

 

 

 

 

Trafikte bisiklet yaygınlaşmalı

 

 

 

İstanbul'da yolda yürümek bile bir güçlükken bisiklet kullanımından söz etmek biraz gülünç oluyor. Çünkü bisiklete ayrılmış bir yol yok. Bırakın bisiklet yolunu bir yere kadar gidiyorsunuz kaldırım bitiyor. Bisiklet kullanımı mümkün olmadığı için doğru düzgün bisiklet yayınları da yok. Radyo Trafik bu konuya da parmak basıyor. Bisikleti sevdirmek, yetkililerin bisiklet yolu yapmaları/ açmaları konusunda onları harekete geçirmek gibi amaçlarla 15 günde bir Bisiklet Yolu programı yapıyor. Bisikletin alternatif bir ulaşım aracı olarak görülmesi gerektiğini ifade eden Doğan, Facebook'ta bir de Bisiklet Kulübü adlı bir grup kurduklarını, yakında motosiklet ile ilgili bir program yapacaklarını duyuruyor. Yazın gelmesiyle birlikte ise bu iki alanda da çeşitli etkinlikler düzenleyeceklerinin müjdesini de veriyor.

 

 

 

 

 

Trafikle iç içe

 

 

 

Sürücülerin birçoğu İstanbul trafiğinde bitap düşmüş bir şekilde evlerine dönüyorlar. İşten eve gelene kadar korna sesleri, kırmızı ışıklar, ilerlemeyen araçların gürültüsü ise doluyor kafalar. Radyo Trafik'te de durum bundan farklı değil çünkü onlar da bütün gün trafik çilesi çeken sürücüler gibi bu trafiği yaşıyorlar. Doğan, 'Yayın esnasında direksiyon başındaki sürücüden çok farklı değil yaşadıklarımız. Yayın odasından çıktığımızda popüler bir tabirle tükenmişlik sendromu yaşıyoruz' diyor.

 

 

 

 

 

Tam dayanışma

 

 

 

"Taksiciler özellikle çok dinliyor bizi ve arayıp şunu söylüyorlar, 'Kazandığım her kuruşta payınız var, Allah razı olsun.' Bu bizim için çok değerli. Hastaneye yetişmesi gereken insanlar bizim sayemizde yetişiyorlar. Üç tane doğum vakamız var yetiştirdiğimiz. Bizi aradılar, canlı yayına bağlandılar, biz de o yol üzerindeki insanlardan bilgi alarak yönlendirme yaptık. Kalp krizi geçiren bir hastayı gönüllü muhabirlerimizden birisi aldı. Hastaneye götürdü. Diğer radyolar format gereği kan anonslarını yayınlamaz biz de tam tersi bunu duyururuz. Radyo Trafik sayesinde müthiş bir dayanışma ortamı da doğdu.'

 

 

 

 

 

Kocam trafik var dedi ama…

 

 

 

Radyo Trafik Genel Yayın yönetmeni Cezayir Doğan 'Bir gün bir kadın dinleyicimiz aradı. Şu saatlerde şurada trafik nasıldı diye sordu. Bilme şansımız yok ama çok önemliyse o an yayında olan arkadaşımızla konuşalım dedik. Çünkü geçmiş bir zaman aralığını soruyordu. Biz de o arkadaşa sorduk ve kadına bilgi verdik. Merak ediyoruz ama neden sorduğunu. Kadına sebebini sorduğumuzda şöyle bir cevap aldık: Kocam o esnada oradan geçiyordu bana orada trafik olduğunu söyledi, eve geç kaldı onu merak ettim.'

 

 

 

 

 

Acil yardım şeridi

 

 

 

Acil durumlar için tahsis edilen emniyet şeridi trafikte en çok ihlal edilen kurallardan biri. Bu normal şartlar altında kullanılması kesinlikle yasakken biri çıkıyor ve o şeride giriyor, ardına diğerleri takılıyor. Acil bir durum olduğunda ise ambulans olay yerine yetişemiyor. Radyo olarak bu ihlale kafayı taktıklarını söyleyen Doğan, bu şeridin adının emniyet değil acil yardım şeridi olarak değiştirilmesini öneriyor. Otoyollarda çok fazla hayvan katledildiğinin altını çizen Doğan bu konuda da bir şeyler yapılmasını bekliyor.

 

Trafiğe küçük bir ara

Radyo, trafik yoğunluğunun azaldığı akşam saatlerinde daha fazla müzik yayını yapıyor. Genelde klasikler, 60lar, 70ler, 80ler, yerli yabancı karışık müzikler çalıyor. 07.00- 10.00 ila 17.00- 20,00 arası neredeyse hiç müzik yok. Bir ara Okan Bayülgen'in Radyo Trafik'te canlı yayında kitap okuduğunu hatırlatan Doğan, radyoda kitap okumaya başka bir isimle yeniden başlamayı düşünüyor.

@radyotrafik