KORONAVİRUS – KIZILAY BAŞKANI DR. KEREM KINIK ANLATTI
10 Nisan 2020 Cuma 00:58

İSTANBUL / Uğur Dursun

Tüm dünyada bilim insanları yeni tip koronavirüsü tedavi etmek için çalışmalarına devam ediyor. Virüsü henüz tamamen ortadan kaldıracak bir aşı bulunamadı ki bunun için biraz daha bekleyeceğiz gibi duruyor. Çünkü Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada yeni tip koronavirüs  aşısı için minimum 12-18 ay beklemek gerekeceğini söyledi.

Kovid – 19 hastalarını tedavi edebilmek için farklı ilaçlar ve farklı yöntemler denenirken bunlardan biri son günlerde dikkati çekiyor. Dünya salgın tarihinde daha önce de çokça kullanılan bir tedavi yöntemi Kovid – 19 hastaları için de uygulanmaya ülkemizde başladı. O tedavinin adı: İmmün Plazma Tedavisi.  

Daha önce hastalığı geçirmiş olan bireylerin kanında enfeksiyona karşı oluşan antikorların hasta bireylere aktarılması olarak tanımlanabilecek tedavi yönteminde bağışları Türk Kızılayı gerçekleştiriyor.

Geçtiğimiz Salı günü ilk plazma bağışı da alındı. Yeni tip koronavirüsü yenen Dr. Kürşat Demir, Türk Kızılay'ın ilk plazma bağışçısı oldu. Kızılay Genel Başkanı Dr. Kerem Kınık'ın da yer aldığı plazma alma işlemi Türk Kızılay Orta Anadolu Bölge Kan Merkezi'nde yapıldı.

İmmün Plazma Tedavisinin gündeme geldiği ve Kovid – 19 hastaları için umut olduğu bu günlerde biz de Türk Kızılayı Genel Başkanı Dr. Kerem Kınık ile Radyo Trafik ortak yayınında konuştuk. Hem tedavinin detaylarını ve bağışların nasıl gerçekleştiğini öğrendik hem de salgın nedeniyle azalan kan stoklarının durumuna dair detaylar aldık.

“BU BİR PASİF AŞILAMA İŞLEMİ”

Türk Kızılayı Genel Başkanı Dr. Kerem Kınık öncelikle bizim için İmmün Plazma Tedavisinin detaylarını anlattı:

“İmmün Plazma Tedavisi korona hastalığını geçirmiş ve iyileşmiş olan vatandaşlarımızın plazmalarında yani kanın sarı serum kısmında bulunan antikorların, yani inmol globulin dediğimiz antikorların onlardan alınarak henüz iyileşmemiş ve ağır durumda olan vatandaşlarımıza nakledilme işlemi. Bu bir pasif aşılama işlemi. Bu çok uzun yıllardır bildiğimiz işlem ve bu rahatsızlıkta da, Kovid - 19 hastalığında da etkisini bu anlamda kanıtlanmış, Dünya Sağlık Örgütü tarafından da onaylanmış ve bu anlamda tavsiye edilmiş bir tedavi.”

Kızılay Başkanı bu yeni uygulamaya geçen tedavi yönteminde Kızılay’ın rolünü de şöyle belirtiyor:

“Kızılay, Sağlık Bakanlığımızla beraber bu işin orkestrasyonunu yapıyor. Şunu yapıyor yani; iyileşmiş olan vatandaşlarımıza, değerli bağışçılarımıza, potansiyel bağışçılarımıza ulaşarak onların plazmalarını talep ediyor, istiyor ve Sağlık Bakanlığımıza bu anlamda isteyen diğer hastanelerdeki, pandemi hastanelerindeki hastalara naklini sağlıyor. Daha yeni başladık, dün ilk defa 17 kişilik bir bu anlamda bağışçı plazmasını bağışladı. Çünkü ilk iyileşen birinci hasta olan az kişilik grup şu anda vermeye başladı, önümüzdeki günlerde sayı artacak.”

“İYİLEŞTİKTEN 14 GÜN SONRA PLAZMA BAĞIŞLAYABİLİRLER”

İmmün Plazma Tedavisinde daha önce hastalığı geçiren kişilerin antikorlarının hasta diğer kişilere aktarılması söz konusu. Peki, kimler bağışçı olabiliyor?

Dr. Kerem Kınık bağışçı olabileceklerin kriterlerini şu şekilde sıralıyor:

“18 ila 60 yaş arasında, 50 kilogramın üzerinde, herhangi bir başkaca rahatsızlığı olmayan, kan bağışlayabilen ve gebe kalmamış kadınların tamamı iyileştikten sonra. Yani Kovid hastalığı olup daha sonra bu Kovid hastalığından iyileştiği de kanıtlandıktan 14 gün geçtikten sonra plazma bağışlayabiliyorlar. Nerelere bağışlayabilirler? Bu anlamda Kızılay’ın ülke genelindeki plazmaferes, aferes ünitesi bulunan noktaları ki bunu kanver.org web sitemizden ya da sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirler, dolayısıyla oralarda bu plazma bağışlarını yapabilirler.”

Yeni tip koronavirüs taşıyıcılarının hepsi aynı semptomları göstermiyor. Kimi hastalar hastaneye gitmek hatta yoğun bakıma alınmak zorunda kalsalar da kimileri hastalığı evde atlatabiliyorlar. Hatta kimi hastaların hiç semptom göstermeden, fark etmeden yeni tip koronavirüs rahatsızlığını atlatabildiği belirtiliyor. Bu noktada Kızılay Başkanı Dr. Kerem Kınık’a sorumuz iyileşen kişilerin sadece Sağlık Bakanlığı listesi ile mi belirlendiği oluyor. Mesela evde bu hastalığı geçirdiğini ve iyileştiğini iddia eden kişiler de değerlendirmeye alınıyor mu?

“Öncelikle Sağlık Bakanlığımızın yayınlamış olduğu rehberde korona hastası olduğu laboratuvar testiyle bir kere kanıtlı olması gerekiyor. Yani kendisi  ‘Ben semptomlarımı geçirdim ama doktora gitmedim sanırım korona oldum, iyileştim.’ diye kendi kendine ifadeleri varsa, tahminleri varsa onlardan alamıyoruz. Yani Sağlık Bakanlığımız bu listeleri bize veriyor, kimler hasta oldu şu anda elimizde bütün bu listeler var.  Kimler iyileşti, iyileştikten sonra kaç bağışçımızın üzerinden 14 gün geçti? Bunlar elimizde var, bizler ulaşıyoruz. Bizler ulaşamazsak eğer bu hastalarımıza, onlar kendilerini zaten biliyorlar. Hastanede tanı konmuş, iyileşmiş ve üzerinden 14 gün geçmiş vatandaşlarımız Kızılay’a, 168 Çağrı Merkezi’miz var, oraya ya da doğrudan kanver.org sitesinde yazılı olan kan bağışı merkezlerimize başvurabilirler.”

“BİR MUCİZE DEĞİL”

Kızılay Başkanı Dr. Kerem Kınık İmmün Plazma Tedavisinden bahsederken önemli bir noktaya da değiniyor. Bunun bir destek tedavisi olduğunu hatırlatıyor ve bunun bir mucize olmadığını söylüyor:

“Bu tedavi bir destek tedavisi. Bizim uzun yıllardır bildiğimiz, bu anlamda kullandığımız bir destek tedavisi. Bir mucize değil, onu ifade etmek gerekiyor.  Ama gerçekten şu an elimizde koronanın bilinen bir ilacı olmadığı için, bir aşısı olmadığı için elimizdeki bütün etkili silahları bu anlamda cepheye sürüyoruz. Bu da onlardan bir tanesi.”

“KAN STOKLARIMIZ İYİ DEĞİL”

Koronavirüs salgınının önlenebilmesi adına en önemli başlıklardan biri de sosyal izolasyon. Ülkemizde bu kurala çoğunlukla uyulduğu görülüyor ancak bu farklı bir problemi de beraberinde getirdi. Kızılay’ın kan stoklarının hızla erimeye başladığı duyruldu. Geçtiğimiz günlerde bu açıklama bizzat Kızılay Başkanı tarafından yapılmıştı. Bizde buradan yola çıkarak Dr. Kerem Kınık’a kan stoklarının son durumu soruyoruz:

“Kan stoklarmız iyi değil. Tabi korona nedeniyle hayat durma noktasına geldi. İnsanlarımız da tabi dışarı da çıkamıyorlar. Bizim kan ihtiyacımız ama devam ediyor. Yani hastanelerdeki kanser hastalarımız,  sair kan hastalarımız onların sürekli kan alması gerekiyor. Lösemili yavrularımız var, onların trombosit alması gerekiyor. Biz günlük 9 bin ünite gibi kan almak isteriz. Çünkü bu ihtiyaç. Bu ihtiyaç şu anda bazı özellikli ameliyatlar dışında şu anda rutin ameliyatlar yapılmadığı için biraz azaldı ama ihtiyaç devam ediyor. Dolayısıyla vatandaşlarımızın, özellikle de düzenli kan bağışçılarımızın, afarez ve trombosit bağışçılarımızın bu anlamda bu süre zarfında bağışlarına devam etmesi gerçekten bizim için çok çok önemli.”

“KAN MERKEZLERİNDE BULAŞ RİSKİ YOK”

Kovid – 19 nedeniyle sokaklar boşaldı, insanların hareketinin kısıtlandığı böyle bir dönemde kan bağışı da azaldı. Ancak tek sebep bu mu? Özellikle hastane gibi yerlerden virüs kapmamak adına mecbur olmadıkça sürekli uzak durulması gerektiği telkin ediliyor. Acaba vatandaşların kan vermeye gitmemesine sebep bu da olabilir mi?

İşte bu soruya Kızılay Başkanı Dr. Kerem Kınık’ın dikkat edilmesi gereken önemli bir cevabı var:

“Türkiye’de kan bağışı artık Kızılay’a yapılıyor, hastanede yapılmıyor. Sadece Kızılay’ın kan merkezlerinde, ülke genelindeki yaklaşık 300 kan merkezinde yapılıyor ki buralar hastane değil. Buralar, sağlıklı insanların geldiği, bizim 2 saatte bir dezenfekte ettiğimiz, dolayısıyla herhangi bir bulaş riski olmayan noktalar. Şehirlerimizin bütün meydanlarındayız, sabit noktalarımızdayız, yine biraz önce bahsettiğim o kanver.org sitemizde vatandaşlarımız kendilerine en yakın bağış noktalarını da görebilirler. Dolayısıyla çekinecek bir şey yok. Zorunlu hallerde dışarı çıkıyoruz biliyorsunuz. Alışveriş yapmak için, sair ihtiyaçlarımız için. Bu da gerçekten zorunlu bir hal, 15 dakika alıyor. O anlamda da desteklerini bekliyoruz.”

PANDEMİDE KIZILAY’IN FAALİYETLERİ VE DESTEK OLMA YOLLARI

Türk Kızılayı Türkiye’nin en önemli kurumlarından biri. Başta ülkemiz olmak üzere dünyada ihtiyaç duyulan her yere yardım götüren önemli bir organizasyon. Peki, dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de mücadele verilen ve hayatı durma noktasına getiren, birçok insanın ekonomik olarak da zorluk yaşamasına neden olan Kovid – 19 pandemisinde Kızılay nasıl bir rol üstleniyor?

Türk Kızılayı Genel Başkanı Kerem Kınık, organizasyonun bu süreçte neler yaptığını ve nasıl destek olunabileceğini şöyle anlatıyor:

“Öncelikle sağlık konusundaki görevlerimiz var. Karantina hizmetlerine destek veriyoruz. Yurt genelinde 60’ı aşkın ilimizde, 100’ü aşkın karantina noktasında 20 bini aşkın vatandaşımızın bu anlamda gıda desteğini sağlıyoruz, onlara hizmet iletiyoruz. Onun dışında özellikle evinden çıkamayan 65 yaş üstü ve kronik hastalarımıza bu anlamda yurt genelinde 81 ilimizde hizmetlerimiz, desteklerimiz sürüyor. 400 bine yakın vatandaşımızı bu anlamda ziyaret ettik, ihtiyaçlarını giderdik. Bu süre zarfında yoksulluğa düşmüş veya geçim sıkıntısına girmiş olan vatandaşlarımız da var. Yaklaşık 50 milyon liralık bir paketle şu an 1 milyon insana ulaşıyoruz. Bu anlamda ülke genelinde gıda paketlerimiz, hijyen paketlerimiz, kavurma konservelerimiz, nakit desteklerimiz, bebeklere, yeni doğum yapmış annelere çok boyutlu sosyal desteklerimiz de devam ediyor”

“Sağlık personelinin, vatandaşlarımızın kişisel koruyucu ve maske ihtiyaçlarını da karşılıyoruz. Şu ana kadar 2 milyon adet farklı eşraflarda kişisel koruyucu, maske, tulum, nitelikli filtreli maskeler sağlık personelimiz başta olmak üzere dağıtıldı. Bundan sonraki süreçte de özellikle yoğun bakımlarda hizmet veren sağlık personeline, 10 bin sağlık personeline çok boyutlu kişisel koruyucu setleri bu anlamda takdim edilecek.  Yaklaşık hastanelerde yatan 50 bin vatandaşımıza bir hijyen seti; yani iç çamaşırından pijamasına, şampuanından diş fırçasına, sabununa kadar her şey içinde olan bir paket hediye edeceğiz. Dolayısıyla onlar hastaneye geldiklerinde yatacaklarını bilmiyorlar. Birden içeri girdikleri için ihtiyaçlarını gideremiyorlar. 50.000 vatandaşımıza yönelik de böyle bir hizmetimiz olacak.”

“Çok boyutlu destekler bu anlamda devam ediyor. Biliyorsunuz Kızılay bir sivil toplum kuruluşu, devlet kuruluşu değil. Milletimizin destekleriyle ayakta. Kızılay web sitemizden, kızılay.org.tr web sitemizden bu anlamda çalışmalarımızı da vatandaşlarımız görebilir, destek de verebilirler. En kolay yolu ise Kızılay’ın bir kısa mesaj hattı var, 2868. ‘EVDEKAL’ yazarak 2868’e gönderecekleri bir kısa mesajla bütün bu yapılan çabalara destek olabilirler. Bugün dayanışma günü, bugün millet olmamızı, bir arada olmamızı göstereceğimiz en iyi fırsatlardan bir tanesi. İhtiyacı olanların ihtiyacını gidermek,   kan ihtiyacı olanların kanını gidermek. Plazma vs. bağışlarımızla bu anlamda çok boyutlu olarak çalışmalarımızı sürdürebiliriz hep beraber.”

Söyleşinin tamamını dinlemek için: 

 

@radyotrafik