“ARAÇ KULLANMAYI BİLMİYORUZ”
8 Nisan 2021 Perşembe 14:57

Yol ve Sürüş Güvenliği Uzmanı Ethem Genim, Radyo Trafik’te katıldığı yayında ülkemizde yaşanan trafik olayları ve sebeplerini anlattı.

Yol ve Sürüş Güvenliği Uzmanı Ethem Genim, Radyo Trafik yayınına katılarak “Türkiye gibi çok riskli bir ülkede araç kullanmak gerçekten ölümcül bile olabiliyor.” diye tanımladığı ülkemiz trafiğine dair önemli açıklamalarda bulundu.

“ÇOK AGRESİF ARAÇ KULLANIYORUZ”

Türkiye’de araç kullanmanın ölümcül olabileceğini belirten Yol ve Sürüş Güvenliği Uzmanı Ethem Genim, istatistiklerin de bunu gösterdiğini aktardı. Son dönemlerde trafik kazalarındaki can kayıplarının azalmasına rağmen sürücü profilinde henüz bir değişiklik olmadığını Aktaran Genim, sözlerini şöyle sürdürdü;

“Sürücülerimiz direksiyona geçtikleri zaman maalesef riskleri algılayamıyorlar. Bunu söylemekte hiçbir sakınca görmüyorum. Çok agresif araç kullanıyoruz. Biz kendi canımıza önem vermeyen bir sürücü topluluğu olarak karşımızdaki insanların canına önem vermemiz, onların can sağlığını düşünmemiz düşünülemez. Çünkü önce can sonra canan diye bir laf vardır. Biz ne yazık ki direksiyona geçtiğimiz zaman ruh halimiz inanılmaz bir agresif sürüş şekline dönüşüyor.”

“TRAFİK OLAYLARI %98 ORANINDA ÖNLENEBİLİR”

Takip mesafesinin önemine değinen Genim; “Takip mesefesi diye bir kavram kalkmış, gitmiş. Kuru havada da böyle yağışlı havada da böyle.” ifadelerini kullanırken sürücüleri şu sözlerle uyardı:

“Yani sürücülerimiz şunu atlıyorlar; öndekinin herhangi bir şekilde ayağını frene attığı zaman arkadaki sürücünün bir saniye sonra frene bastığını düşünürsek üçüncü araç ne yazık ki frene basmakta geç kalıyor ve arkadan çarpma şeklinde trafik olayları yaşıyoruz. Bunlara kaza demek çok doğru değil. Neden? Kaza dediğimiz şey elde olmayan nedenlerdir. Her türlü önlemi alırsınız, teknik anlamda bir sıkıntı olabilir ya da coğrafi anlamda yani deprem olabilir ama bunun dışındakiler sürücülerin yapmış olduğu hatalardır. Biz diyoruz ki; bu trafik olayları %98 oranında önlenebilir.”

“BİZ ARAÇ KULLANMAYI BİLMİYORUZ”

Ülkemiz sürücülerinin bazılarının araçlarını egolarını tatmin etmek için kullandığını aktaran Yol ve Sürüş Güvenliği Uzmanı Ethem Genim; “Birisine yol vermek ya da birisinin yapmış olduğu bir hatayı tolere edip görmezden gelmek gibi bir anlayış içinde direksiyona oturmuyoruz ne yazık ki...”tespitinde bulundu.

 “Aslına bakarsınız biz araç kullandığımızı iddia ediyoruz, hatta yanınızda oturan birisi biraz tedirgin olsa, ‘Biraz yavaş git!’ dese biz bunu şöyle algılıyoruz; ‘Ya ben iyi araç kullanıyorum. Sen niye heyecanlanıyorsun!’ gibi bir heyecan içerisinde. Ama işin aslı biz araç kullanmayı bilmiyoruz.”

FRENİN ÖNEMİ VE ABS SİSTEMİ

Fren konusunun önemine de değinen Yol ve Sürüş Güvenliği Uzmanı Ethem Genim, konuya ilişkin şu bilgileri verdi;

“Bu araçların bizim verdiğimiz emre uyacağını düşünüyoruz. İşte frene bastığım zaman duracak. Hayır, frene bastığın zaman durmuyor, yavaşlıyor. Frene ne kadar zamanda basıyorsun? İşte araçlarda elektronik güvenlik ekipmanları var. Bunların başında ABS geliyor. ‘ABS var frene bastığım zaman dururum.’ ABS ne işe yarar dediğimiz zaman aldığımız cevap bu. Ama bu böyle değil. ABS fren sistemi ayağınız maksimum frenlemedeyken önünüzdeki engelden kaçmak için size bir ikinci şans veriyor. Yani maksimum yavaşlama ile engelden kaçma imkanı tanıyor. Ama bunun için bir mesafeye ihtiyacı var sistemin. Ama bizdeki yakın takibin ne seviyeye geldiğini gördüğümüzde bu sistem işe yaramıyor. Tam tersi daha tehlikeli bir hale geliyor. Çünkü mekanik frende tekerlekler biliyorsunuz bloke olur, sürtünme kat sayısı artar, aracın durma mesafesi azalır normal şartlarda. Fakat ABS fren sistemi frene bastığınız zaman zemindeki çeşitli tutunma katsayılarını farklı zeminlerdeki katsayı ile bütün tekerlekleri eşitleyip aracın savrulmasını engelleyen bir sistem. Ama bunu yaparken de frene saniyede 27-30 kere şok fren yaparak savrulmayı önlüyor ama bunu yaparken de mesafeyi uzatıyor haklı olarak. Ve son anda da engelden kaçma.”

 “BİZDEKİ EN BÜYÜK HASTALIK”

Takip mesafesi ve öneminden bahseden, takip mesafesini korumayarak önündeki araca aşırı yaklaşma durumu için “Bizdeki en büyük hastalık!” ifadesini kullanan Genim, sözlerine şunları ekledi:

“Aslında Türkiye’de baktığımız zaman bu agresif sürüşe çok daha fazla sayıda trafik olayı olması lazım ama bir şekilde işte insanlar kurallarını yaratmış. Yani biz bu sürüş şeklimizle Avrupa’ya gittiğimizde mümkün değil araç kullanmamız. Trafik ortamı global bir ortamdır. Bizde kendi kurallarımızı yarattığımız için onun ne yapacağını biliyoruz. Örnek vermek gerekirse, dönel kavşak örneği. Biliyorsunuz dönel kavşakta kavşağın içindeki aracın geçiş üstünlüğü vardır. Zaten bu sistemin yapılma sebebi de budur. Yani vakit kaybolmasın, dönel sistem kavşağa katılanlarla çıkanlar arasında bir koordinasyon sağlasın. Ama bizde öyle değil. Bizde tam tersi kavşağın içindeki bekler diğer kollardan giriş yollar tıkanır, durması gereken sürücü durmaz. Tabi bunda biraz da yol mimarisinin de önemi var. Dönel kavşak dediğimiz şey dediğimizde genelde baktığımızda karayolları veya belediyeler şehir içinde adeta bir peyzaj çalışması olarak yapıyorlar çünkü mimari ölçülere hiçbiri uygun değil. Türkiye’de nizami olan dönel kavşak sayısı bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar az. Onun için kavşağın içindeki bilir ki dışarıdan gelen yol vermeyecek, bekler. Dışarıdan gelen de nasıl olsa bu bana yol verecek diye bekler, ayağını gazdan kaldırmaz. Ben hep şöyle bir örnek veriyorum. Dönel kavşakların ana vatanı İngiltere’dir. Al bir İngilizi, koy bir dönel kavşağa 3 sn sonra hayatını kaybeder. Biz aceleciyiz bir kere. Ruh halimiz aceleci. Sabırsızız. Ben ona bağlıyorum. Bu sabırsızlıktan kaynaklı bir durum.”

Programın tamamını izlemek için;

@radyotrafik